MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 67.20 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.04.11.2010(Prş.) KARŞI OY YAZISI
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun evlat edinmeye ilişkin hükümleri karşısında, bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra sulh hakimince verilen "evlat edinmeye izin" kararları hukuki sonuç doğurmaz ve "evlat edinme kararı" yerine de geçmez. Çünkü, yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisine göre "sulh hakiminden alınacak izin", evlatlık ilişkisine vücut verecek olan "resmi sözleşme"ye inzimam eden bir unsur olarak kabul edilmiştir (TKM.md.256). Diğer bir ifade ile sulh hakiminin izin kararı, yasa koyucu tarafından resmi sözleşmenin sıhhat koşulu olarak düşünülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, evlatlık ilişkisini akdi ilişki olmaktan çıkarmış bu ilişkinin hakim izni ve buna inzimam edecek olan resmi sözleşme ile değil, "mahkeme kararıyla" kurulacağını kabul etmiştir (TMK.md.315/1). Şu halde, 01.01.2002 tarihinden sonra evlat edinmeye mahkemece karar verilmesi, ilişkinin kurulabilmesi için sıhhat şartıdır. Mahkeme kararı yoksa, evlat edinme ilişkisi de yoktur. Hukuki sonuç doğurmayan sulh hakiminin "evlat edinmeye izin" kararının, nüfusa tescil edilmiş olması ve tarafların ilişkiyi benimsemiş olmaları, kurulmamış olan bir ilişkiye hukuki varlık kazındırmaz. Nüfus kayıtları kişisel durumlara geçerlilik veren işlemler değil, aleniyeti sağlayan ve kişisel durumlardaki değişikliklere ilişkin işlemlere işlerlik kazandıran sicillerdir (TMK.md.7,36/1). Bu bakımdan, ortada davacılar ile davalı arasında mahkeme kararıyla kurulmuş bir evlatlık ilişkisi yoktur. Olmayan bir evlatlık ilişkisinin kaldırılması da istenemez. Dava konusuzdur. Konusu bulunmayan dava hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisini doğru bulmuyorum. Açıklanan sebeple değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy