MAHKEMESİ :Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :13.7.2010
NUMARASI :Esas no:2008/2110 Karar no:2010/1785
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı ... Kendi adına ve ergin olmayan çocukları 2004 doğumlu ... ile 2008 doğumlu ... velayeten mirası reddetmiştir. Annenin hukuki yararı ile çocukların hukuki yararları çatışmaktadır. Mahkemece Medeni Kanunun 426/2. maddesi uyarınca küçükler için kayyım tayin ettirilmesi, husumetin kayyıma yöneltilmesi, gösterdiği takdirde delilleri toplanıp sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir. Açıklanan husus üzerinde durulmadan işin esasının incelenmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, oyçokluğuyla karar verildi.28.03.2011(Pzt)
KARŞI OY YAZISI
Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya res'en temsil kayyımı atar. (TMK.md.426/2) Velayet hakkına sahip olan ana ve/veya baba, velayeti altında bulunan çocukları adına miras reddedebilirler. Aralarında menfaat zıtlığı bulunuyorsa veya velayet hakkına sahip olanın, bu hakkı kullanması bakımından hukuki veya fiili bir engel varsa, bu takdirde velayet altında olana kayyım atanabilir. İşin mirasın reddine ilişkin olması, tek başına menfaat çatışmasını göstermez. Başka mirasçı bulunmamaktadır. Ana da mirası reddetmektedir. Böyle bir durumda yasal temsilcinin menfaati ile küçüklerin menfaati çatışma halinde değildir. O nedenle çocuklar için kayyım atanmasına gerek bulunmadığı kanaatindeyiz. İşin esası incelenmelidir. Bu sebeple değerli çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy