MAHKEMESİ :Kartal 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :4.6.2010
NUMARASI :Esas no: 2007/80 Karar no:2010/613
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davalı-karşılık davacı (kadın) tarafından; kocanın boşanma davası, nafaka ve tazminatlar; davacı-karşılık davalı (koca) tarafından da kusurlu kabul edilmesine ilişkin gerekçe ve eşyalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-karşılık davacının nafakalara ilişkin temyiz itirazları ile davacı-karşılık davalı (koca)'nın kusura ve eşyaların esasına ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece “ taraflar eşit kusurlu” kabul edilerek dava ve karşılık boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; başka bir kadınla birlikte yaşayan, bu suretle sadakat yükümlülüğüne (TMK. md. 185/3) aykırı davranan ve evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmeyen ve eşine şiddet uygulayan davacı - karşılık davalı (koca)'nın boşanmada daha fazla kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki davalı - karşılık davacı (kadın) da kusurlu olup, evlilik birliğinin devamı eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmıştır. Kadın da boşanma talep ettiğine göre, kocanın davasına itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında kadın ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamış, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları kocanın davası bakımından oluşmuştur. Öyleyse kocanın boşanma davasının kabulü açıklanan sebeple sonucu itibarıyla doğru olduğundan, davalı-karşılık davacı (kadın)'ın bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, kocanın davasının kabulü nedeniyle verilen boşanma hükmünün, kusur bakımından gerekçesi az önce açıklanan şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
3-Boşanmaya sebep olaylarda davacı-karşılık davalının, yukarıda açıklanan sebeple ağır kusurlu olduğu gerçekleştiğine göre, boşanma yüzünden mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen ve boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın yararına Türk Medeni Kanunun 174/1-2. maddesi gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken kadının bu isteklerinin reddi doğru bulunmamıştır.
4-Mahkemece davalı - karşılık davacının talep ettiği eşyaların aynen iadesine, mümkün olmadığı taktirde bedelleri toplamının davacı - karşılık davalıdan tahsiline karar verildiğine göre, aynen iadesi mümkün olmayan eşyaların bedelinin tahsili talep edileceğinden, eşyaların her birinin değerinin karar yerinde gösterilmesi, infazda duraksamaya yol açmamak bakımından zorunludur. Öyleyse kabul edilen eşyaların, her birinin ayrı ayrı değerlerinin karar yerinde gösterilmesi yerine, toplam bedelle hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
5-Kabule göre de; 7.5.2010 tarihli bilirkişi raporunda eşyaların değerleri tutarı 15.200 TL. olduğu halde, hangi sebeple 20.000 TL.'ye hükmedildiğinin kararda açıklanmaması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (3) ve (4) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, davalı-karşılık davacı (kadın)'ın bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yukarıda (1) bentte gösterilen sebeple ve kocanın boşanma davasına ilişkin temyiz itirazlarının ise yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.11.2011 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy