MAHKEMESİ :İzmir 12. Aile Mahkemesi
TARİHİ :30.12.2009
NUMARASI :Esas no:2008/999 Karar no: 2009/1135
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 10.05.2011 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı H. H. B. vekili Av. A.T. ve karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı-davacı vekili Av. B.K. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davalı-karşılık davacı (kadın) 'ın güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu kabule yeterli delil bulunmamaktadır.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı-karşılık davalı (koca)'nın temyiz itirazları ile davalı-karşılık davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 825.00 TL. vekalet ücretinin H. H.'den alınıp Ş.'a verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.10.05.2011 (Salı)
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı kocanın daha önce beş kez evlenip boşandığı hususunun davacı tarafından davalıdan gizlendiği, davalı kadının da bir başkasıyla evlilikle bağdaşmayan telefon mesaj iletişiminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, her iki tarafın da güven sarsıcı davranış sergilediği; mahkemenin eşit kusur kabulünün isabetli olduğunu; boşanmayla davalı kadının yoksulluğa düşeceği anlaşıldığından; hükmün davalı kadın lehine yoksulluk nafakası yönünden bozulması gerektiğini düşünüyorum.