(4721 S. K. m. 166)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarda tarih numarası gösterilen hükmün temyizenmurafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 17.5.2011 gününde temyiz eden davacı vekili geldi. Karşı taraf davalı ile vekili gelmediler. Gelmeyen davalı vekili adına çıkarılan duruşma tebligatının taşındığı ve tanınmadığı gerekçesi ile bila tebliğ iade edildiği görüldü. Murafaa isteyen davacı vekiline soruldu: Biz murafaa isteğimizden vazgeçiyoruz dosya üzerinden inceleme yapılsın dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1) Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalının eşini evden kovduğu birlikte yaşamaktan kaçındığı, yakınlarıyla görüşmesini engellediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (T.M.K. madde 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2) Davacı, dava dilekçesinde boşanma ile birlikte ziynet ve eşya alacağı talebinde bulunmuş bu istemlere ilişkin harcı da yatırmıştır. Davacının ziynet ve eşya alacağına yönelik talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazının kabulüyle yukarda 1. ve 2. bentte açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy