MAHKEMESİ :Beypazarı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :28.1.2010
NUMARASI :Esas no:2009/120 Karar no:2010/21
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, nafaka ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı tanık beyanlarında geçen olaylardan sonra davacı davalıyı müşterek haneye davet etmiş, bu suretle önceki olayları affetmiş, en azından hoşgörü ile karşılamıştır. Terk hukuksal nedenine dayalı bir dava bulunmamaktadır.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu husus temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa işaret edinilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Kısa kararda çocuk için takdir edilen nafaka davalı lehine hükmedildiği halde gerekçeli kararda davacı lehine hükmedilmiş; yine kısa kararda yoksulluk nafakası ve manevi tazminat isteği ret edildiği halde gerekçeli kararda bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 38l/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlışta olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.04.2011(Pzt)
Full & Egal Universal Law Academy