MAHKEMESİ :Bucak Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :15.9.2009
NUMARASI :Esas no:2006/602 Karar no:2009/1024
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından tazminatlar ile nafakaların miktarı, velayet ve kocanın birleştirilen nafakanın kaldırılması davası yönünden; davalı-davacı koca tarafından ise; tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kocanın tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı koca, kadının açtığı boşanma davasında ortak çocuk için ara kararıyla Türk Medeni Kanununun 169.maddesi çerçevesinde hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılması için harcını yatırarak bağımsız dava açmıştır. Ortak çocuk için boşanma davası içinde hükmedilen tedbir nafakası "geçici önlem" niteliğinde olup; ara kararıyla hükmedilen bu tedbir nafakası, hakim tarafından talep halinde veya kendiliğinden azaltıp çoğaltabileceği gibi tümüyle de kaldırılabilir. Kadının açtığı boşanma davası içinde talep edilmesi durumunda karşılanabilecek bir konu hakkında bağımsız dava açılmasında hukuksal yarar yoktur. Kocanın birleştirilen davasında verilen karar, boşanma davasında tedbir nafakası için verilen ara kararını değiştirme niteliğinde olup sonucu itibariyle doğru olmakla birlikte; birleştirilen dava için isabetli değildir. Bu nedenle birleştirilen nafaka davasının hukuksal yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek; bu davada kendisini avukatla temsil ettiren davacı-davalı kadın lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde davalı-davacı koca lehine vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
3-Davacı-davalı kadının hükmedilen maddi ve manevi tazminat isteklerine faiz uygulanması isteği olduğu halde; tazminatlara boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden geçerli olarak faize hükmedilmemesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükümn yukarıda 2. ve 3. bentte gösterilen nedenlerle davacı-davalı kadın lehine BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen nedenle ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Ş.yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 67.20 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran Z.geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.04.2011 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy