MAHKEMESİ :Araban Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :23.12.2009
NUMARASI :Esas no:2009/207 Karar no:2009/259
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dava; Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi gereğince açılmış, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma isteğinden ibarettir. Boşanma davalarında kabul hukuki sonuç doğurmaz. (TMK.md.184) Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesindeki anlaşmalı boşanma koşulları da oluşmamıştır.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı ise de; boşanma hükmü temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine yönelik olarak yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kocanın tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışına kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Tefhim edilen kararda davacının maddi-manevi tazminat talepleri ile ilgili bir hüküm bulunmamasına rağmen gerekçeli kararda bu isteklerin reddine karar verilmiş olması çelişki oluşturmaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 38l/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlışta olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
c-Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş çocuğun eğitim ve bakım giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. (TMK.md.182/2) Hakim bu hususu resen dikkate almakla yükümlüdür. Bu husus dikkate alınmadan velayeti anneye verilen çocuk için babanın iştirak nafakasıyla yükümlü tutulmaması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b-c bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise 2/a bendinde gösterilen nedenlerle ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.06.2011 (prş)
Full & Egal Universal Law Academy