MAHKEMESİ :Antalya 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :18.03.2011
NUMARASI :Esas no:2010/244 Karar no:2011/350
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün, yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte açıklanan sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere bozma sebebi ve iştirak nafakası yönünden oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi. 03.04.2012 (Salı.)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesindeyim.
KARŞI OY YAZISI
Dava tarihine göre taraflar on yılı aşkın süredir evlidir. Tarafların ortak çocuğu S. 2002 doğumlu olarak, halen on iki yaşındadır. Davacı kadın ev hanımıdır. Tarafların aile konutu olan taşınmaz davacı kadın adına tapuda kayıtlıdır. Davacı kadının dava açılmadan önce bir bankada 31.000 TL. mevduatı olduğu da görülmektedir. Davacı kadının ev hanımı olduğu bir geliri bulunmadığı, davalı kocanın ise turizm işletmelerinde mevsimlik işçi olarak çalıştığı düzenli ve sabit bir geliri olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı kadın yararına 10.000 TL. maddi tazminata da karar verilmiştir. Bu durumda davacı kadın yararına hükmedilen 350 TL. yoksulluk nafakası fazla olduğu gibi, ortak çocuk için verilen 350 TL. iştirak nafakası da fazla olmuştur. Olası gelirinden davalı kocaya da yaşamını sürdürebileceği bir miktarın bırakılması gerekir. Değerli çoğunluğun yoksuluk nafakasına ilişkin bozma görüşüne katılmakla birlikte, daha az ve uygun miktarda iştirak nafakasına hükmedilmek üzere; hükmün ayrıca iştirak nafakası bakımından da bozulması gerektiğini düşünüyorum.
Full & Egal Universal Law Academy