MAHKEMESİ :Trabzon Aile Mahkemesi
TARİHİ :07.04.2011
NUMARASI :Esas no:2009/443 Karar no:2011/207
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 10.07.2012 günü temyiz eden davacı H. F.E. ile vekili Av. E.K.geldiler. Karşı taraf davalı M. E. ile vekili gelmediler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, “evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, bu sonuca davacının ağır kusurlu tutum ve davranışlarıyla ulaşıldığı, davalının davaya itirazının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmadığı” kabul edilerek dava reddedilmiştir. Oysa yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacının ölçüsüz ve hesapsız harcamalarda bulunduğu, bu yüzden hakkında takipler yapıldığı ve son olarak da geride borç bırakarak evi terk ettiği anlaşılmakta ise de, davalının da, evin giderlerine katılmamak suretiyle bu husustaki yükümlülüklerini yerine getirmediği, sürekli olarak sorumluluktan kaçındığı ve eşinin hastalığının tedavisinde kayıtsız kaldığı gerçekleşmiştir. Davalının gerçekleşen ve süreklilik gösteren bu tutum ve davranışı, ortak hayatı davacı kadın bakımından çekilmez kılar ve birliği temelinden sarsar. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre boşanmaya (TMKK.md.166/1) karar verilecek yerde, davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru bulunmamıştır.
2-Davacı, boşanma davasına ilişkin dava dilekçesinde, davalıya ait aracın edinilmiş mal olduğunu ileri sürerek, değerinin yarısının davalıdan tahsilini de istemiş, bu isteğiyle ilgili nispi peşin harcı da yatırmıştır. Davacının bu talebi mal rejiminin tasfiyesi ile katılma alacağının tahsili niteliğindedir. Bu talebin incelenebilmesi, mal rejiminin sona ermesi halinde mümkündür. Mahkemece evliliğin iptal ve boşanma sebebiyle sona erdirilmesinde, mal rejimi, buna ilişkin dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK.md.225/2). Boşanma davası devam ettiğine göre, davacının katılma alacağına ilişkin talebinin boşanma davasından tefrik edilmesi, boşanma davasının neticesinin beklenmesi ve hasıl olacak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu taleple ilgili yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, duruşma için taktir olunan 900 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10.07.2012 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy