MAHKEMESİ :Ankara 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :10.3.2011
NUMARASI :Esas no:2009/1649 Karar no:2011/310
Taraflar arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı tarafından; yoksulluk nafakası ve birleşen dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 28.9.2012 günü temyiz eden davalı-davacı A..F.. K..vekili Av. M.. M.. ve karşı taraf davacı-davalı E..K.. ile vekili Av. T.. A.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İlk hüküm, davalının temyizi üzerine Yargıtay'ca "yoksulluk nafakası yönünden eksik araştırma, iştirak nafakası yönünden de miktarının fazla olması" sebebiyle bozulmuştur. Davalı tarafından ilk hükümden sonra 6.1.2009 tarihinde bağımsız olarak açılan Ankara 10. Aile mahkemesindeki 2009/11 esas sayılı dava, bozmadan sonra 28.12.2009 tarihinde verilen kararla eldeki dava ile birleştirilmiştir. Birleştirilen dava ile davalı, boşanma kararıyla davacı eş lehine hükmedilmiş olan yoksulluk ve çocuk için hükmedilen iştirak nafakasının indirilmesini istemiştir. Oysa sözü edilen davanın ikame edildiği tarihte, davacı eş yararına takdir edilmiş olan aylık irat biçimindeki yoksulluk nafakası eksik inceleme sebebiyle, çocuk için takdir edilen iştirak nafakası da miktarı bakımından bozulmuştur. Ortada kesinleşmiş bir yoksulluk nafakası bulunmadığı gibi, miktarı belirlenmiş bir iştirak nafakası da yoktur. Bu halde birleştirilen dava mesmu (dinlenebilir) nitelikte değildir. Birleştirilen davanın açıklanan bu sebeple reddi gerekirken, bu dava hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de; temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Davalının yoksulluk nafakasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve bozma gereğince araştırma yapılmıştır. Yapılan araştırmaya göre, davacının adına kayıtlı Çayyolu'ndaki villa tipindeki konutun değerinin 700.000 TL. civarında olduğu, ayrıca davacıya mirasbırakan babasından intikal eden beş dairede 3/16 oranında miras hissesinin olduğu, düzenli ve sürekli emekli gelirinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği kabul edilemez. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi şartları bulunmamaktadır. Davacının yoksulluk nafakası talebinin açıklanan sebeple reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 900.00 TL. vekalet ücretinin E...'den alınıp A.. F...'e verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.09.2012 Cuma.
Full & Egal Universal Law Academy