MAHKEMESİ :Gaziantep 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :20.04.2011
NUMARASI :Esas no:2010/843 Karar no:2011/422
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; yoksulluk ve iştirak nafakaları ile manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların Türk medeni Kanununun 166/4. maddesinde yer alan fiili ayrılık sebebiyle boşanmalarına karar verilmiş olup, ortak hayatın yeniden kurulmamış olmasında davacıyı daha ağır kusurlu kabul etmenin mümkün bulunmamasına ve nafaka yükümlüsünün kusurunun da aranmayacağına (TMK.md.175) göre, davalının yoksulluk nafakasına ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı tarafından daha önce açılan boşanma davası reddedilmiş, ret kararının kesinleşmesinden başlayarak üç yıl geçmesi ve bu süre zarfında ortak hayatın yeniden kurulmamış olması sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davalının, davacıya yönelik hakaret ve fiziki şiddeti kadın tarafından açılan ve reddedilen boşanma davası öncesine aittir. Aynı olayların bu davada manevi tazminata esas alınmasına kesin hüküm engeldir. Reddedilen boşanma davasından sonra taraflar bir araya gelmedikleri gibi, fiili ayrılık süresi içinde davalının, eşinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eylemi de iddia ve ispat edilmemiştir. Boşanmaya sebep olan fiili ayrılık ise tek başına manevi tazminat sorumluluğunu gerektirmez. Bu durumda davacının manevi tazminat talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple manevi tazminat yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.04.04.2012 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Davacı tarafından daha önce açılan boşanma davası reddedilmiş, ret kararının kesinleşmesinden başlayarak üç yıl geçmesi ve bu süre zarfında ortak hayatın yeniden kurulmamış olması sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davalının, davacıya yönelik hakaret ve fiziki şiddeti kadın tarafından açılan ve reddedilen boşanma davası öncesine aittir. Davacı tarafından daha önce açılan ve reddedilen davada verilen hükmün kesinleşmesinden sonra davalının boşanmaya sebep olacak kusurlu bir davranışının varlığıda ileri sürülüp ispat edilememiştir. İlk açılan davanın reddinden sonra evlilik birliğinin yeniden kurulamamış olması, davalının kusuru olarak nitelendirilemez. Bu durumda reddedilen ilk davayı açmak suretiyle boşanma sebebi yaratan davacı kadın tam kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu taraf, kusuru bulunmayan diğer taraftan yoksulluk nafakası isteyemez. Açıklanan sebeplerle davalının yoksulluk nafakasına yönelik temyiz talebinin de kabul edilerek hükmün yoksulluk nafakası yönünden de bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy