MAHKEMESİ :Yozgat 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :05.04.2011
NUMARASI :Esas no:2010/242 Karar no:2011/185
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı koca tarafından; tazminatlar, velayet, müşterek çocuklardan H.. S...için tedbir nafakasına hükmedilmemesi yönünden; davalı kadın tarafından ise manevi tazminat ve iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 09.10.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı M..T.. ile vekili Av. Y..İ..ve karşı taraf temyiz eden davalı S..D.. T.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle dava 7.12.2007 tarihinde açıldığı halde, karar başlığında 25.05.2010 yazılmasının maddi hataya dayalı olup, yerinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine (TMK. md. 185/3) malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK. md. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorundadır (TMK. md. 169). Dava süresince davacı baba yanında kaldığı anlaşılan müşterek çocuk Hasan Selçuk için, dava tarihinden çocuğun ergin olduğu tarihe kadar tedbir nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı kocanın Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamındaki maddi tazminat talebi ile ilgili olarak olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 900.00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 90.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcını yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 23.10.2012 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Davacı erkek eş tarafından münhasıran terk sebebiyle boşanma davası açıldığı ve tarafların terk sebebine dayalı olarak boşanmalarına (TMK.md.164) dair verilen hükmün boşanma bölümünün temyiz edilmeyerek kesinleştiği yönünden değerli çoğunluk ile aramızda görüş birliği vardır.
Yerel mahkeme davanın devamı sırasında davalı kadın eşin başka bir erkekle gerçekleşen sadakate aykırı davranışı sebebiyle Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi hükmüne göre davacı erkek eş lehine manevi tazminat vermiştir. Değerli çoğunluk bu kararı usule ve yasaya uygun bulmuştur.
Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi hükmüne göre boşanmaya sebep olan olay davalı kadın eşin usulüne uygun ihtar kararının tebliğ edilmesine rağmen iki ay içinde eve dönmemiş olmasıdır.
Hükmün boşanma bölümü kesinleşmiş olduğundan boşanmaya sebep olan vakıa konusunda "kesin hüküm" oluşmuştur.
İhtara rağmen eve dönmeme olgusunun ise kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı Yargıtay'ın 86 yıllık kökleşmiş içtihadıdır.
Boşanmaya davalı kadın eşin sadakatsiz davranışı değil eve dönmeme olgusu sebebiyet verdiği halde dava konusu bile olmayan bir vakıaya manevi tazminat (TMK. md. 174/2) yönünden gerek yerel mahkemenin gerekse Yargıtay'ın dayanmasına pozitif maddi ve usul hükümleri cevaz vermemektedir.
Boşanmaya sebep vakıa konusunda oluşan kesin hükmü görmezden gelen değerli çoğunluğun düşüncesine katılabilme olanağım bulunmamaktadır.
Farklı düşünüyorum.