MAHKEMESİ :Balıkesir 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :19.04.2011
NUMARASI :Esas no: 2010/498 Karar no:2011/329
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından; ziynet eşyaları, davalı koca tarafından ise, kusur belirlemesi, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Toplanan delillerden, tarafların boşanma davası devam ederken bir araya gelip, davacı kadının ailesinin evinde birlikte yaşadıkları ve daha sonra da birlikte ev kiraladıkları anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, davacının eşini affettiği, önceki olayları hoşgörü ile karşıladığı kabul edilmelidir. Artık önceki bu olaylara dayanılarak boşanma kararı verilemez. Tarafların barışıp bir araya gelmelerinden sonra meydana gelen olayların niteliği göz önüne alındığında, bu olaylar ancak yeni bir davanın konusu olabilecek nitelikte olup, bu dava için bir boşanma sebebi olarak kabul edilemez. Bu nedenle, boşanma davasının reddi gerekirken, boşanmaya karar verilmesi doğru değil ise de; bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış ve yanlışlığa işaret etmekle yetinilmiştir.
2-Tarafların temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği ve nafaka yükülüsünün de kusurunun aranması gerekmeyeceğinin (TMK.md.185) anlaşılmasına göre; davalı kocanın yoksulluk nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
b-Toplanan delillerden, yukarıda 1. bentte açıklandığı gibi, tarafların dava devam ederken bir araya gelip barıştıkları; barışmadan önce gerçekleşmiş olayların taraflarca affedildiği en azından hoşgörü ile karşılanmış olduğunun kabulünün gerekmesine ve affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylar ise, kusur oluşturmayacağına göre; bu olaylara dayanılarak davacı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
c-Davalı koca 21.10.2010 tarihli duruşmada, davacıya ait ziynet eşyalarını satıp, ihtiyaçlarını karşıladıklarını ikrar (HMK.md. 188) etmiştir. Davacı kadının ziynetlerin iade edilmemek üzere davalı kocaya vermiş olduğu da kanıtlanamamıştır. Bu durumda; ortak çocuğun velayetinin de davacı anneye verilmiş olması da göz önüne alınarak, çocuğun takıları da içinde olmak üzere, davacı kadının 18.02.2011 tarihli dilekçesinde cins, sayı ve miktarı belirtilen ziynet eşyalarına ilişkin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken; yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple davalı koca yararına, 2/c bendinde gösterilen sebeple de davacı kadın yararına BOZULMASINA, yoksulluk nafakasına ilişkin bölümünün ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30.04.2012 (Pzt.)