MAHKEMESİ :İzmir 11. Aile Mahkemesi
TARİHİ :10.02.2009
NUMARASI :Esas no:2008/788 Karar no:2011/299
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.10.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı A.. K.. geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı G.. K..ve vekili gelmedi. Davacı-karşı davalı G.. vekillerine tebligat yapılmadığı duruşma gününün bildirilmediği görüldü. Davalı-karşı davacı A..K..'ın murafaa talebinden vazgeçtiği görülmekle incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, davalı-karşı davacı kocanın vesayet altına alınmasını gerektirecek bir durumunun olup olmadığının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığına yazılan müzekkere üzerine hastanece düzenlenen 17.12.2010 tarihli raporda, davalı-karşı davacı A..K.. hakkında istenilen raporun düzenlenebilmesi için daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulduğunun ve adı geçenin çocuklarıyla görüşme yapılmak istendiğinin belirtilmiş olmasına rağmen, bu eksiklikler giderilmeden ve davalı-karşı davacı kocayla ilgili bahsi geçen rapor alınmadan davanın esası hakkında karar verilmiştir.
Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarından (6100 s. HMK. m. 114/1-d) olup, bu husus kamu düzeniyle ilgilidir. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler (6100 s. HMK. m. 115/1). Davada, davalı-karşı davacı kocanın ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia dosya arasındaki bir kısım delille de doğrulanmıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; Türk Medeni Kanununun 405. ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 42. maddesi uyarınca davalı-davacı kocanın vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılarak sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibarettir. Bu yön göz önünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16.10.2012 (Salı)