MAHKEMESİ :Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :05.07.2011
NUMARASI :Esas no:2010/868 Karar no:2011/1033
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı; eşi H.S. 23.12.2004 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak kendisiyle birlikte davalıların kaldığını, muristen intikal eden N.ili, C.C.mahallesi 20 M4 pafta, . ada,. parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binada bir daireyi eşiyle birlikte aile konutu olarak kullandıklarını, eşinin ölümü sonrasında mirasçılardan Y.S. Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/926 esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açtığını, bu dava sırasında taşınmazın miras hissesine mahsuben tarafına özgülenmesi talebi nedeniyle verilen sürede açtığı davada, Nevşehir Aile Mahkemesinin 2010/8 esas 2010/363 karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunun tespitine karar verildiğini, kararın 17.07.2010 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın satılması halinde çok mağdur olacağını belirterek taşınmazın mülkiyetinin ya da intifa hakkının tarafına tesisini dava etmiş, mahkemece taşınmazda kat mülkiyetine geçilmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime ait olup dava Türk Medeni Kanununun 652. maddesi uyarınca açılan aile konutunun özgülenmesi, mümkün olmadığı takdirde intifa hakkı tanınması istemine ilişkindir.Belirtilen kanun maddesi uyarınca mal rejimi ne olursa olsun eşlerin birlikte yaşadıkları konut ile ilgili olarak sağ kalan eşe tereke malları arasında bulunan aile konutunun; haklı nedenin varlığı halinde ve taşınmazın değeri miras payına düşen bedeli karşılıyorsa bu değerden, karşılamıyorsa miras payı dışında kalan değeri de ödemek koşuluyla mülkiyetini veya intifa hakkını isteme olanağı getirmiştir.Toplanan delillerden dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu tespit edilmiş, davacının özgüleme isteğindeki haklılığı kanıtlanmıştır.Taşınmazın tapu kütüğünde 30.05.2011 tarihinde nitelik değişikliği yapılarak "natamam kargir bina ve arsa" vasfına dönüştürüldüğü, taşınmazın zemin katında bulunan bağımsız bölümde davacının oturduğunun belirlendiği, kat mülkiyetine geçilmemesinin taşınmazın özgülenmesine engel teşkil etmeyeceği hususları gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi.10.12.2012 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy