MAHKEMESİ :Emet Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :14.07.2011
NUMARASI :Esas no:2011/97 Karar no:2011/69
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflar ayrı şehirlerde ikamet etmekte olup velayeti davacı babaya verilen müşterek çocuk ile anne arasında kurulan kişisel ilişki annelik duygularını tatmini ile çocuğun ruhsal ve bedeni gelişmesi için yetersiz olup yılın belli aylarında da anne ile küçük arasında kişisel ilişki kurulması için hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Toplanan delillerden davalı kadının çalışmadığı herhangi bir gelirinin bulunmadığı sabit olmuştur. Velayeti davacı babaya verilen müşterek çocuk için; kendisi de ekonomik yönden güçsüz olan davalı kadının tedbir ve iştirak nafakasından sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 3. bentteki bozma gerekçesi bakımından oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.15.05.2012 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece velayeti babaya verilen ortak çocuk için davacı baba yararına tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilerek; nafakaların davalı anneden alınmasına karar verilmiştir. Her ne kadar; Türk Medeni Kanununun 182/2. maddesi "velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunluluğunda olduğunu" hükme bağlamışsa da; 2010 yılında eklemeler yapılan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 10. maddesi, kadınlar ve çocuklar için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı olmayacağının öngörmüş; böylece, kadınlar yararına "pozitif ayrıcalık" ilkesini benimsemiştir. Bu düzenleme karşısında; Türk Medeni Kanununun 182/2. maddesinin uygulanmasını anılan Anayasanın 10. maddesi çerçevesinde yapılması gerekir. Bu durumda; ekonomik yönden davalı kadının ortak çocuk nedeniyle tedbir ve iştirak nafakasıyla yükümlü tutulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirir. Değerli çoğunluğun her iki bozma sonucuna ve hükmün diğer bölümlerinin onanması görüşüne katılmakla birlikte, 3. bentteki bozmanın gerekçesine açıkladığım hususların da eklenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Full & Egal Universal Law Academy