MAHKEMESİ :Adana 6. Aile Mahkemesi
TARİHİ :5.7.2011
NUMARASI :Esas no:2010/272 Karar no:2011/670
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tazminat, nafakaların miktarı ve kişisel ilişki yönünden; davalı koca tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, velayet ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 20.11.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı M.E.H.vekili Av. .ve karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı E..H.ile vekili Av. ....geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
l-Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, boşanma davasının açılmasından sonra tarafların birlikte tatile gittikleri, böylelikle davacı kadının, kocadan kaynaklanan kusurları affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı anlaşılmaktadır. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylara dayanılarak boşanma kararı verilemez. Davalının boşanmayı gerektirecek kusurlu başkaca bir davranışı da kanıtlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü usul ve yasa aykırıdır. Ancak, hükmün boşanmaya ilişkin bölümü temyiz edilmediğinden, bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2- Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yoksulluk nafakasında nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağının anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b- Yukarıda birinci bentte açıklandığı üzere, davalı kocanın, kadın tarafından affedilen eylemleri dışında başkaca kusurlu bir davranışı kanıtlanamamıştır. Durum böyleyken, mahkemece davalının tam kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata (TMK.md. 174/1-2) hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir
c-Çocuğun üstün menfaati gerektirmedikçe üçüncü kişi nezaretinde kişisel ilişki kurulamaz. Toplanan delillerden; müşterek çocuk 30.09.2009 doğumlu Bade ile davalı baba arasında üçüncü kişi nezaretinde kişisel ilişki kurulmasını gerektirir bir olgu bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu husus nazara alınmadan, müşterek çocuk ile davalı baba arasında üçüncü kişi nezaretinde ve yatılı olmayacak şekilde şahsi ilişki tesisi doğru olmadığı gibi, davacı anneyi eve bağımlı hale getirecek biçimde her hafta sonu kişisel ilişki tesisi de isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün, yukanda 2/b ve 2/c bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, taraf vekilleri duruşmaya geldiklerinden duruşma için takdir edilen 900.00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ve 900.00 TL. vekalet ücretinin de davalıdan alınıp davacıya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.20.11.2012 (Salı)
Full & Egal Universal Law Academy