MAHKEMESİ :Adana 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :29.07.2011
NUMARASI :Esas no:2010/811 Karar no:2011/987
Taraflar arasındaki boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacının reddedilen davası, davacı-davalının kabul edilen davası, tazminatlar, nafakalar ve altın nedeniyle alacak davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kocanın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı-davacı koca, 10.12.2010 tarihli dava dilekçesinde; çalışıp biriktirdiği para ile edindiği altınlara, davacı-davalı tarafından haksız olarak el konulduğunu belirterek; söz konusu altınların aynen iadesine veya bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı-davacı kocanın dava dilekçesindeki açıklamasına göre talebi; edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan tasfiye alacağı (TMK. 219 . vd) niteliğindedir. Bu durumda, bu talebin boşanma kararının kesinleşmesi ile incelenebilir hale geleceği (TMK. m. 225) göz önüne alınarak; davanın ayrılması ve boşanma kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekirken; yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 2. bentteki bozma sebebinde oyçokluğuyla, sonucunda ve diğer bentlerde oybirliğiyle karar verildi.05.06.2012 (
KARŞI OY YAZISI
Koca, birleşen boşanma davasına ilişkin dava dilekçesinde; evlilik birliğinin devamı sırasında çalışıp biriktirdiği para ile aldığı her biri 20'şer gr. 6 adet bileziğin, eşi tarafından alınıp götürüldüğünü ileri sürerek, bunların aynen iadesini, mümkün değilse değerinin yasal faiziyle birlikte tahsili istemiş; 17.8.2010 tarihinde kadının davasına verdiği cevap dilekçesinde ise; "bu altınları emekli olduğunda eşine aldığını" ifade etmiştir. Davacı-davalı (kadın) da, 7.1.2011 ve 14.7.2011 tarihli dilekçelerinde "kocasının emekli olduğunda kendisine bir miktar altın alıp hediye ettiğini" kabul etmiş, " hediye edilen bu altınların da, ayrı kaldıkları süre zarfında bozdurularak geçimleri için harcandığını" bildirmiştir. Kadın, 23.7.2010 tarihli kolluktaki ifadesinde ise, "emekli hediyesi olarak kocasının aldığı altınların halen kendisinde bulunduğunu" söylemiştir. Dosyada, bu beyanlar haricinde altınlara ilişkin başka bir delil ve tanık beyanı bulunmamaktadır. Tarafların yukarıda değinilen açıklamaları karşısında, iadesi talep edilen altınların evlilik birliği sırasında koca tarafından alınıp kadına hediye edildiğinin kabulü gerekir. Kadına hediye edilen altınlar ona bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı olur. Koca, eşine karşı açtığı boşanma davasıyla birlikte bu altınların iadesini istediğine göre, isteğin Borçlar Kanununun 244/2. maddesindeki "bağıştan rücu" sebebine dayandığı kabul edilmelidir. Buna göre, istek aile mahkemesinin görevi dışındadır. (4787 s. K. m.4/1) Öyleyse bu istek yönünden görevizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru değildir. Altınlarla ilgili bölümün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun, kocanın bu talebini "tasfiye alacağı" şeklinde vasıflandıran görüşüne ve buna bağlı oluşturduğu bozma kararına katılmıyorum.