MAHKEMESİ :Devrekani Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :16.05.2011
NUMARASI :Esas no:2011/4 Karar no:2011/60
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı kadın 28.02.2011 tarihli oturumda kendisi için nafaka ve tazminat istemediğini açıklamıştır. Bu beyanın tazminat isteğinden feragat niteliğinde olduğu gözetilmeden davacı yararına sonraki dilekçesi ve manevi tazminat talebi dikkate alınarak manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışınada kalan temyize konu diğer yönlerin yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, manevi tazminat yönünden oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.07.06.2012 (Prş.)
KARŞI OY YAZISI
Davacının 28.2.2011 tarihli ilk oturumdaki "..tazminat talebim yoktur..." şeklindeki beyanı, o sırada bu yönde bir isteğinin olmadığını ifade etme anlamında olup, ilerde istenmesinin önünü kesen, haktan vazgeçme anlamına gelmemektedir. Bu beyandan "haktan feragat edildiği" sonucunun çıkarılmasını doğru bulmuyorum. Bu sebeple sayın çoğunluğun manevi tazminata ilişkin bozma görüşüne katılmıyorum. Boşanma sebebi olarak kabul edilen olaylar, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğundan, yerel mahkemce davacı lehine manevi tazminat takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının da reddi ile hükmün bu yönden de onanması gerektiğini düşünüyorum.