MAHKEMESİ :Manisa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :8.9.2011
NUMARASI :Esas no:2011/858 Karar no:2011/975
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyuşmazlık ve hüküm akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanıp davacı annesinin velayeti altında bırakılan (TMK.md.405, 335) ergin kişinin koruma amacıyla özgürlüğünün kısıtlanması talebine (TMK.md.432) ilişkindir.
Görev, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun, 5133 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (m.118-395) kaynaklanan bütün davaların, 6. maddesi ise yetişkinler hakkındaki koruyucu önlemlerin aile mahkemeleri kurulan yerlerde bu mahkemelerce bakılacağını; aynı Yasanın 2. maddesi de, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu kanun kapsamına giren dava ve işlerin asliye hukuk mahkemelerinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Şu halde Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. (H.G.K. 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı) Bu açıklama karşısında; davaya “Aile Mahkemesi” sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 17.12.2012 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Yerleştirmeye karar verme yetkisi Türk Medeni Kanununun 433/1. maddesi hükmüne göre vesayet makamına aittir. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi olduğuna göre (TMK.m.397/2) yerel mahkeme kararının görev bakımından usul ve yasaya uygun olduğu düşüncesiyle değerli çoğunluğun farklı görüşüne katılamıyoruz.