MAHKEMESİ :Adana 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :7.6.2011
NUMARASI :Esas no:2010/348 Karar no:2011/621
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından; kendi davası yönünden, davalı-davacı (koca) tarafından ise; kendi davası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 30.11.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı G.Ç. vekili Av. .ve karşı taraf temyiz eden davacı-davalı P. Ç.geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı (kadın), Türk Medeni Kanununun 162'nci maddesinde yer alan "pek kötü muamele" ve "onur kırıcı davranış" sebebine, davalı-davacı (koca) da, aynı Yasanın 166/1. maddesinde yer alan "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" sebebine dayanarak boşanma davası açmış, davalar birleştirilerek görülmüş, mahkemece her iki dava da reddedilmiştir.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı-davacı (koca)'nın eşine fiziki şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Fiziki şiddet uygulamaktan hakkında ceza davası ikame edilmiş ve mahkum olmuştur. Davalı-davacının eşine yönelik bu eylemleri kötü muamele ve onur kırıcı davranış oluşturur. Bu sebeple Türk Medeni Kanununun 162. maddesindeki boşanma sebebi oluşmuştur. Esasen kocanın bu eylemleri mahkemece de sabit kabul edilmiş, ancak eylemlerin Yasanın 162. maddesinin aradığı yoğunlukta olmadığını, bu sebeple özel boşanma sebebinin oluşmadığını belirterek davacı-davalı kadının davası reddedilmiştir. Oysa Türk Medeni Kanunun 162. maddesi eylemlerde özel bir yoğunluk aramamıştır. Fiziki şiddet ve hakaret, buna maruz kalan eş bakımından "onur kırıcı" niteliktedir. Bu bakımdan, mahkemenin ret gerekçesi yasal değildir. Yasanın 162'nci maddesinde yer alan boşanma sebebinin oluştuğu dikkate alınarak davacı-davalı kadının davasının kabulü gerekirken reddi doğru bulunmamıştır.
2-Kocanın temyiz itirazlarına gelince;
Eşlerin sadakat yükümlülüğü (TMK.m.185/3) boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar devam eder. Dava sırasında da olsa eşlerden birinin bu yükümlülüğüne aykırı davranması evlilik birliğini, devamına imkan bırakmayacak şekilde temelinden sarsar ve bunun gerçekleşmesi boşanma sebebi oluşturur. Davalı-davacı (koca), eşinin güven sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunduğunu ileri sürmüş ve temyiz dilekçesi ekinde bir başka erkekle görüntülenen fotoğraflarını sunmuştur. Davacı-davalı (kadın)'ın babasının da, taraflar arasındaki olaylardan dolayı davalı-davacı (koca)'yı tehdit ettiği, bundan dolayı mahkum olduğu da anlaşılmaktadır. Öyleyse temyiz dilekçesi ekindeki fotoğraflarla ilgili tarafların delilleri sorulup toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonucuna göre kurulmak üzere davalı-davacı kocanın boşanma davasıyla ilgili hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün yukarıda 1 ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, davalı-davacı duruşmada kendisini vekille temsil ettirdiğinden duruşma için takdir olunan 900.00 TL. vekalet ücretinin Perihan'dan alınıp Gökay'a verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30.11.2012 (Cuma)
Full & Egal Universal Law Academy