MAHKEMESİ :Kahramanmaraş l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :30.06.2011
NUMARASI :Esas no:2011/419 Karar no:2011/592
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından, temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11.09.2012 günü temyiz eden davacı- karşı davalı T.. K.. geldi. Karşı taraf davalı-karşı davacı H..F..K.. ile vekili gelmedi. Lüzum üzeri davacı-karşı davalı T.. K..'den soruldu: "Biz her ne kadar anlaşmalı boşanma talebinde bulunmuş ve mahkemece de bu yönde karar verilmiş ise de ben anlaşmalı boşanma talebimden vazgeçiyorum benim davama çekişmeli olarak devam edilmesini ve kararın yargılamaya bu şekilde devam edilmesi bakımından bozulmasını istiyorum" dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle taraf asillerin 30.06.2011 tarihli oturumda boşanma ve fer'ilerinde anlaşmış olmaları üzerine karar verilmiş olmasına göre davacı- davalı (koca)'nın, kadının davasının kabulü ile verilen boşanma kararına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Tarafların karşılıklı olarak açtıkları Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayanan boşanma davaları birleştirilerek görülmüş, 30.06.2011 tarihli oturumda anlaşmaları üzerine Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanmaları yönünde hüküm tesis edilmiştir. Davalardan biri reddedilmeyip, anlaşmalı boşanma kararı verildiğine göre, her iki davanın kabulü suretiyle boşanma kararı verildiği kabul edilmelidir. Bu şekilde Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilse dahi davacı-davalının anlaşmalı boşanma hükmünü temyiz etmesi davadan açıkça feragat etmedikçe anlaşmalı boşanma yönündeki iradesinden rücu niteliğinde olup, bu halde kocanın davasının "çekişmeli boşanma" olarak görülmesi gerekir. Bu yönde işlem yapılmak üzere hükmün bozulması gerekli olmuştur.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davacı-davalı (koca)'nın boşanma davası bakımından BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.11.09.2012 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Davacı-davalı kocanın katılımıyla gerçekleşen anlaşmalı boşanmaya (TMK. md. 166/3) rağmen; davanın Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca çekişmeli boşanma olarak devam ettirilmesi yönünden hükmün bozulmasına yönelik temyiz itirazı, koşullu feragat niteliğinde olacağından; geçerli değildir. Temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşünüyorum.