MAHKEMESİ :Doğanhisar Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :22.09.2011
NUMARASI :Esas no:2010/181 Karar no:2011/111
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında dikkate alınamayacağının anlaşılmasına göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemenin kabulünde de olduğu gibi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve boşanmaya neden olan olaylarda, davalı kadının evde huzursuzluk çıkararak sık sık evi terk ettiği ve böylelikle birlikte yaşamaktan kaçınarak, evlilik birliğinin kendisine yüklediği görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Davalı kadının bu kusurlu davranışı boşanma nedeni olup, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığının kabulü gerekir. Bu durumda Türk Medeni Kanununun 174/2. madde talebinin reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde manevi tazminat verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple manevi tazminat yönünden BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 20.06.2012(Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Dava, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yürüklükte olduğu 05.11.2010 tarihinde açılmıştır. Bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda olduğu gibi delillerin bildirimine özgü kesitli yargılama söz konusu değildir. Davalıya delillerini bildirme ve hasretme konusunda mahkemece bir kesin süre verilmediğine göre; davanın açılmasından önce gerçekleşmiş bir olayın (kocanın terk ihtarının) belgelenip temyiz aşamasındaki delil olarak bildirilmesi mümkündür. Mahkemece, davacı kocanın davanın açılmasından önce terk ihtarı (TMK m. 194) çekmesinin, kocanın Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesinden açtığı boşanma davasına etkisinin değerlendirilip; sonucuna göre karar verilmek üzere temyiz edilen hüküm bozulmalıdır.
Full & Egal Universal Law Academy