MAHKEMESİ :Hatay 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :13.09.2011
NUMARASI :Esas no:2011/104 Karar no:2011/40
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından; kusur belirlemesi, velayet, iştirak ve yoksulluk nafakaları yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise, birleşen tedbir nafakası davası, tedbir nafakaları, yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece tarafların Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddeleri uyarınca boşanmalarına karar verilmiş olmasına, gerekçeli kararın, hüküm bölümünde boşanmanın yasal dayanağı olarak Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi yazılmasının maddi hataya dayalı bulunup mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı-davacı kadının miktar da açıklamak suretiyle açık bir yoksulluk nafakası talebi bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece talepden fazlasına hükmedilmek suretiyle davalı-davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 175. Maddesi gereğince yoksulluk nafakası takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir (HUMK. m. 74; HMK. m. 26)..
3- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere hem davalı-davacı kadın, hem de yanında kalan müşterek çocuk 2005 doğumlu R.Z. yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, bu yönün gözetilmemesi de doğru olmamıştır.
4-Davalı-davacı kadın 21.12.2009 tarihinde şiddet görerek ortak konuttan ayrıldığını ileri sürüp kendisi ve yanında kalan müşterek çocuk 2005 doğumlu R.Z.yararına tedbir nafakasına (TMK.md.197) hükmedilmesi talebiyle bağımsız dava açmış, bu dava kocanın açtığı boşanma davası ile birleştirilmiştir. Davalı-davacı kadının birleşen bu tedbir nafakası davası hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmamış olması da isabetsizdir (HUMK m. 74; HMK. m 26). SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2.bentte gösterilen sebeple davacı-davalı koca, 3.ve 4. bentlerde açıklanan sebeplerle davalı-davacı kadın yararına BOZULMASINA, 4.bentte yer alan bozma nedeni dikkate alındığında davalı-davacı kadının birleşen tedbir nafakası davasında talep ettiği vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan hükmün temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.06.2012 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy