MAHKEMESİ :Malatya 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :29.09.2011
NUMARASI :Esas no:2011/6 Karar no:2011/584
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "nafaka" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı tarafından; kusur belirlemesi, manevi tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle toplanan delillerle davalı-davacı kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunmasına karşılık, davacı-davalı kocanın da eşine karşı basit nitelikte fiziksel şiddet uyguladığının anlaşılmasına; böylece iki tarafın eşit kusurlu sayılması gereken, açıklanan davranışları sonucu evlilik birliğinin temelinden sarsılmış ve bu nedenle de mahkemece boşanmaya hükmedilmesinin isabetli olmasına göre; tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı-davalı kocanın manevi tazminat isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir (HUMK. m .74).
3- Kendisini vekille temsil ettiren davacı-davalı kocanın açtığı boşanma davası kabul edildiği halde, yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken; bu hususta hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırıdır.
4- Davacı-davalı kocanın yargılama giderinden feragatı mevcut olmadığı halde; sarfettiği yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması da doğru olmamıştır.
5- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-davacı kadın yanında bulunan müşterek çocuklar 2002 doğumlu B.,2004 doğumlu H. ve 2007 doğumlu R. için davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
6- Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. (TMK.md.182) Bu hususu hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. O halde velayeti davalı-davacı anneye verilen ortak çocuklar için davacı-davalı kadın yararına iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2,3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle davacı-davalı koca yararına, 5. ve 6. bentlerde gösterilen sebeplerle davalı-davacı kadın yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.27.06.2012 (Çrş)
Full & Egal Universal Law Academy