MAHKEMESİ :Üsküdar 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ :09.09.2011
NUMARASI :Esas no: 2010/232 Karar no:2011/494
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, koca tarafından, her iki dava yönünden; kadın tarafından ise, zinadan açtığı davanın reddi, tazminatlar ve tedbir nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 18.12.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı Bülent Yavuzcan ile vekili Av. .ve karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı Z.G.Y.vekili Av. .geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın kendi davasının reddine yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların,davalı-davacı kadının boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı-davacı kadın "aynı" boşanma davasında iki ayrı sebeple (TMK.md.161 ve 166/1) boşanma isteminde bulunmuştur. Yerel mahkeme genel boşanma sebebine (TMK.md.166/1) dayalı olarak hüküm kurmayı tercih ederek özel boşanma sebebine (TMK.md.161) dayalı istem hakkında bir karar vermemiştir.
Davalı-davacı kadının Türk Medeni Kanununun 161. maddesindeki zina hukuki sebebine dayalı olarak açtığı boşanma davası hakkında hüküm fıkrasında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre kadının kabul edilen 166/1. maddesine dayalı davası ve fer'ileri hakkındaki temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, hükmün kocanın davasının reddi yönünden ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 900 TL. vekalet ücretinin Z.dan alınıp B. verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 1. bentte oybirliğiyle, 2.bentteki bozma sebebinde oyçokluğuyla karar verildi.18.12.2012 (Salı)
KARŞI OY YAZISI
Kocanın kendi davasına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu bölümünün onanması gerektiği konusunda sayın çoğunlukla aramda bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Görüş ayrılığı, kadının "zina" hukuki sebebine dayalı isteği hakkında mahkemece ayrıca bir hüküm kurulmasının gerekip gerekmediği hususundadır.
Zina eylemi, hem özel (TMK. m.161) hem de genel boşanma sebebi (TMK. m.166/l) oluşturur. Davacı, bunlardan yalnız birine dayanabileceği gibi, boşanma davasını her iki hukuki sebebe birlikte de dayandırabilir. İki hukuki sebebe birlikte dayanma halinde, ortada "zina" ve "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" sebeplerine dayanan iki ayrı boşanma davası değil, iki ayrı hukuki sebebe dayalı bir tek boşanma davası söz konusudur. Bu da, hakimin iki ayrı hüküm değil, sabit olan duruma göre bunlardan biriyle ilgili tek hüküm kurmasını gerektirir. Davalı, karşı boşanma davasında hem zina, hem de evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine birlikte dayanmıştır. Mahkemece, davacı-karşı davalı (koca)'nın zina eyleminin sabit olmadığı, güven sarsıcı davranışlarının gerçekleştiği hükmün gerekçesinde açıkça ifade edilmiş, karşı boşanma davasının, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan sebeple kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Dosyadaki deliller de mahkemenin bu kabulüne uygundur. Böyle bir durumda mahkemenin zina ile ilgili ayrıca hüküm kurmasına artık lüzum bulunmamaktadır. Bu bakımdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyor, davalı-karşı davacı (kadın)'ın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile tarafların tazminatlara ve nafakaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Full & Egal Universal Law Academy