MAHKEMESİ :Bandırma Aile Mahkemesi
TARİHİ :29.9.2011
NUMARASI :Esas no:2010/729 Karar no:2011/626
Davacı tarafından davalı aleyhinde açılan "nafaka" ve "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı(kadın) tarafından; birleştirilen nafaka davası, boşanma davasında belirlenen kusur, reddedilen maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle davacının, geliri ve malvarlığı dikkate alınarak yararına yoksulluk nafakası takdir edilmediğinin anlaşılmasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece; "boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu" kabul edilmişler, kadının kusurlu görülmesinin dayanağı olarak, kocasının ilk eşinden olan üvey oğluna kötü davranması gösterilmiştir. Davacının, üvey oğluna kötü davrandığını, özen ve ilgi gösterme yükümlülüğüne (TMK.m.338/1) aykırı hareket ettiğini kabule yeterli delil bulunmamaktadır. Bu çocukla, taraflarla aynı evde birlikte yaşayan davacının annesi arasındaki anlaşmazlık yüzünden davalının kayınvalidesini kast ederek "ben bunaldım artık, bu kadın burada olduğu müddetçe eve dönmem" diyerek terk ettiği ve bir başka kadınla ilişkisinin olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebebiyet verenin davacı değil, davalı olduğunun ve davalının tam kusurlu bulunduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken davacının, davalıya aynı oranda kusurlu kabul edilmesi ve buna bağlı olarak davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru bulunmamıştır.
3-Davacı tarafından, boşanma davasından önce 13.9.2010 tarihinde bağımsız olarak nafaka davası açılmış, bu dava boşanma davasıyla birleştirilmiştir. Davalının ortak konutu terk edip; bir başka kadınla ilişkisi gerçekleştiğine göre, davacı ayrı yaşamakta ve nafaka talep etmekte haklıdır. Öyleyse, Türk Medeni Kanununun 197'nci maddesi gereğince nafaka davasının kabulü ile davacı yararına uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerekirken, birleştirilen nafaka davasının reddi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.06.2012 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy