MAHKEMESİ :Akçabat 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :22.09.2011
NUMARASI :Esas no:2010/34 Karar no:2011/495
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kusur belirlemesi, nafakalar, manevi tazminat ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiştir. Toplanan delillere göre eşine ve çocuklarına şiddet uygulayan, tarikata girmeleri ve çarşaf giymeleri konusunda eşine ve kızlarına baskı yapan, çocuklarını istemeyen davalı kocanın boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Durum böyleyken mahkemece tarafların eşit kusurlu olarak kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine dayanılarak davacı kadının manevi tazminat isteminin reddedilmesi doğru olmamıştır.
2- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın ve müşterek çocuk B. N. ve B.N. yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4- Davacının davası kabul edildiğine göre bu dava nedeniyle yaptığı yargılama giderlerinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken masrafların davacı üzerinde bırakılması şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1,.2, 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.28.06.2012 (Prş.)