MAHKEMESİ :Samsun 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :01.11.2011
NUMARASI :Esas no:2010/1089 Karar no:2011/1287
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Boşanma veya ayrılık davaları eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılabileceği gibi, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir (TMK.md.168). Bu yerlerden birini tercih, davayı açana aittir.
Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir (TMK.md.19). Bu düzenlemeye göre yerleşim yerinin belirlenmesinde iki unsur birlikte var olmalıdır. Bunlardan birincisi sürekli kalma niyeti, ikincisi bu niyetle oturmadır. Yerleşim yeri adreslerinin tutulmasında kişilerin adres beyan formundaki yazılı beyanları esas alınır. Adres beyan formundaki bildirimler aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir (Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği md.13/1). Şu halde kişilerin merkezi adres kayıt sistemindeki “yerleşim yeri adresine" ilişkin kayıtlar, yerleşim yerine karine oluşturur. Bu karinenin aksi her türlü delille kanıtlanabilir.
Davacının, dava tarihi itibarıyla merkezi adres kayıt sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresi Samsun görünmektedir. Bunun aksini gösteren delil bulunmaması halinde yerleşim yerinin Samsun kabul edilmesi gerekeceğinde kuşku yoktur. Ne var ki dosyadaki delillere göre, davacının öğretmen olup, Uzunköprü’de görevliyken davadan önce eşiyle birlikte Arhavi’ye yer değiştirme suretiyle atandığı, dava tarihi itibarıyla ve halen Arhavi’de görev yaptığı, bu yerde bir otelde daimi olarak kaldığı, çocuklarının hastalığının tedavisi amacıyla kendi ailesinin de oturduğu Samsun’u yerleşim yeri olarak belirlediği, sadece bazı hafta sonları izinle Arhavi’den Samsun’a geldiği anlaşılmaktadır. Bunun böyle olduğu davacı vekilinin 23.03.2011 tarihli cevaba cevap dilekçesinde de ifade edilmiştir. Görüldüğü gibi, davacının yerleşim yeriyle ilgili beyanı çocuklarının hastalığını tedavi ettirme amacına dayanmaktadır. Sağlık için bir yerde bulunma, tek başına yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz (TMK.md.22). Gerçekleşen bu duruma göre, davacının yerleşim yerinin Samsun olduğunu kabule olanak yoktur. Yerleşim yeri Arhavi’dir. Öyleyse davalının yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04.07.2012 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy