ESAS NO: KARAR NO:
2011/2629 2012/559
MAHKEMESİ :Aliağa Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ : 03.11.2010
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı (kadın) tarafından karşı davanın kabulü, velayet, red edilen yoksulluk nafakası, manevi tazminat ve davalı-karşı davacı koca lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşı davacı koca cevap dilekçesinde; Bergama Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/83 değişik iş sayılı dosyası ile davacı-davalı kadına eve dön ihtarında bulunduğunu, eve dönmesini istediğini bildirdiğine göre, eşinin ihtar tarihinden önceki kusurlu davranışlarını affettiği, en azından hosgörü ile karşıladığının kabulü gerekir. Artık; ihtar tarihinden önceki bu olaylara dayanılarak ihtar çeken eş tarafından boşanma talebinde bulunulamaz. Bu ihtar isteğinden sonra da yeni bir olayın varlığı iddia ve ispat edilmemiştir. Boşanmaya sebep olan olaylarda; davacı-karşı davalı eşine fiziksel şiddet uygulayan, hakaret eden koca tamamen kusurludur. Bu durumda davalı-karşı davacı kocanın boşanma davasının reddi gerekirken; yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı-davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
4-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
5-Manevi tazminat isteyen eş yararına tazminata hükmedebilmek için, bu eşin eşit veya daha fazla kusurlu olmaması gerekir (TMK.md.174/1). Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları oluşmadığı ve yukarıda 2. bentte açıklandığı gibi, boşanmaya neden olan olaylarda kusur tamamen davalı-davacı kocada olduğu halde; yazılı şekilde davalı-davacı koca yararına manevi tazminata hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3, 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.01.2012(Çar.)
Full & Egal Universal Law Academy