MAHKEMESİ :Şanlıurfa Aile Mahkemesi
TARİHİ :02.11.2010
NUMARASI :Esas no:2010/491 Karar no:2010/998
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından, kusur, velayet ve nafakalar yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, kusur, nafakalar, tazminatlar, ziynetler, tefrik kararı ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı-davalı koca, 03.12.2007 tarihinde eşinin eve dönmesi için noter vasıtasıyla ihtarname gönderdiğinden önceki olayları affetmiş sayılır. Toplanan delillerden; eşini istemediğini söyleyen evden kovan davacı-davalı koca boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurludur. Davacı-davalı koca tarafından açılan boşanma davasının reddine karar vermek gerekirken kabulü ile boşanmaya karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki bu husus temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz nedenlerine yönelik olarak yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı-davalı kocanın tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
c-Davalı-davacı kadının maddi tazminat isteği bulunmadığı halde taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde maddi tazminat yönünden ret hükmü kurulması da doğru bulunmamıştır.
d-Karşılık boşanma davasında davalı-davacı kadının kendisini vekil ile temsil ettirmesine karşılık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi de isabetsizdir.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b, c ve d bentlerinde gösterilen sebeplerle davalı-davacı kadın yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin ise yukarıda 2/a bendinde açıklanan nedenlerle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden ... Yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 79.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcın yatıran .... geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10.03.2011 (Prş.)
Full & Egal Universal Law Academy