MAHKEMESİ :Eyüp 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :3.2.2011
NUMARASI :Esas no:2010/776 Karar no:2011/74
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, annesi N... Ş...'in Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde yer alan sebeple vesayet altına alınmasını talep etmiş; mahkemece “ bu kişinin akli durumunun tespiti için hastaneye gitmediği ve davacının da gönderilmesini istemediği, dolayısıyla davacının iddiasını ispatlayamadığı” gerekçesiyle istek reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Görevlerini yaparlarken, vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığının öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar. (TMK. m.405) Yasa, bu maddede gösterilen vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlara, noterlere ve mahkemelere, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirme zorunluluğunu getirdiğine göre, böyle bir durumun varlığının ilgililer tarafından vesayet makamına doğrudan bildirilmesi halinde de, işin kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle yetkili vesayet makamının res'en harekete geçme yükümlülüğü vardır. Hakimin res'en yapacağı araştırmayla ilgili olarak da, iddia edilen hususu ispat etme mükellefiyeti, durumu ihbar edene yüklenemez. O nedenle, davacının iddiasını ispat edemediğine ilişkin gerekçe hukuki dayanaktan yoksundur. Vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığı vesayet makamına bildirildiğine göre, yetkili vesayet makamınca yapılacak iş; res'en araştırma ilkesinin geçerli olduğu (6100 s. HMK. m.385/2) dikkate alınarak, kısıtlanması talep edilen kişinin vesayet altına alınmayı gerekli kılan akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığını resmi sağlık kurulu raporu ile tespit ettirip sonuca göre karar vermekten ibarettir. Öyleyse, bu kişinin, sağlık kurumuna gitmesine fiili bir engelinin bulunduğunun anlaşılması halinde, bulunduğu yerde uzman doktor tarafından muayenesinin yapılması; hastaneye gitmesine fiili bir engeli yoksa, resmi sağlık kuruluna sevkinin sağlanarak, adı geçende vesayet altına alınmasını gerektiren akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporu ile tespiti; her iki halde de, işlemin gerektirdiği masrafın davacı tarafından yatırılmaması halinde, giderin Hazine'den ödenmesi yoluna gidilmesi (6100 s. HMK. m.325) ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.31.10.2011 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy