MAHKEMESİ :Şenkaya Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :4.11.2010
NUMARASI :Esas no:2010/19 Karar no:2010/99
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından; her iki boşanma davası, ziynetler ve araçla ilgili tasfiye isteği yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-karşı davacının ziynetlerle ilgili temyiz itirazları yersizdir.
2-Diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
a-Taraflar arasında davalı-karşı davacı kadından kaynaklanan sebeplerle ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik kabule elverişli ciddi sebep ve deliller tespit edilememiş, davacı-davalı koca, kadının tutum ve davranışı sonucu birliğin temelinden sarsıldığını ispatlayamamıştır. Bu durumda koca tarafından açılan boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile kabulü ile boşanmaya karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
b-Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davacı-karşı davalı kocanın, eşi için "deli" ifadesini kullandığı ve ailesine haber vererek "gelin kızınıza sahip çıkın... ben ayrılmak istiyorum..." şeklinde sözler söylediği anlaşılmıştır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davalı-davacı kadının davasının kabulü ile boşanmaya (TMK.md. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
c-Davalı-karşı davacı kadın, karşı boşanma davasına ilişkin dilekçesinde; evlilik birliği içinde edinilen kocası adına kayıtlı araçla ilgili olarak tasfiye ile katılma alacağı talebinde de bulunmuş, bununla ilgili ayrıca nispi peşin harcı da yatırmıştır. Bu talep, taraflar arasındaki mal rejiminin sona ermesi halinde incelenebilir. Rejim ise, evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona ermesi durumunda, buna ilişkin davanın açıldığı tarihte sona erer (TMK.m.225/2). Boşanmaya ilişkin karar kesinleşmedikçe bu talebin incelenmesi olanağı yoktur. Bu hususta harç ödenerek dava açılmış olduğuna göre, bu talebin tefriki ile, boşanmanın sonucunun beklenmesi gerekirken, davalı-karşı davacı aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde ret hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapasmı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.02.2012 (Çrş.)
Full & Egal Universal Law Academy