MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
VELİSİ :...
VELİSİ :...
DAVA TÜRÜ :Vesayet Kararının Kaldırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, velayet altında bırakılan ergin hakkındaki kısıtlama kararının kaldırılmasına ilişkin olup, velayete ilişkin hükümler uygulanır. (TMK.md.419/3)
Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMKm.118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır.
Şu halde Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. (H.G.K. 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı) Bu açıklama karşısında; davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre de diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, oyçokluğuyla karar verildi. 31.10.2011 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Dava, Türk Medeni Kanununun 405. maddesine dayanılarak verilmiş olan kısıtlama kararının "kısıtlama sebebinin ortadan kalktığı sebebiyle kaldırılması isteğine ilişkindir." Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine vesayetin sona ermesine vesayet makamı karar verir. (TMK.md.472) Bu bakımdan görevli mahkeme vesayet makamı olan Sulh Mahkemesidir. Bu sebeple değerli çoğunluğun "aile mahkemesinin görevli olduğuna" ilişkin görüşüne katılmıyorum.
1-FG/HA/MO
Full & Egal Universal Law Academy