MAHKEMESİ :Akşehir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :6.11.2009
NUMARASI :Esas no:2008/109 Karar no:2009/664
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Karar, davacı vekiline 1.12.2009 günü tebliğ edilmiş, 15 günlük temyiz süresi (HUMK.md.432) 16.12.2009 Çarşamba günü mesai saati bitiminde sona ermiştir. Davacı vekili kararı 21.12.2009 günü verdiği dilekçe ile temyiz etmiştir. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi eski hale getirme talebini de içermektedir. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu, özel hastaneden alınan 14.12.2009 tarihli rapor; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 167. maddesine göre "...muayyen müddet zarfında belirli bir muameleyi yapmak mecburiyetinde olan kimsenin; arzu ve ihtiyarı haricinde olarak muameleyi yapmaktan aciz bulunduğunu" gösterir nitelikte ağır bir hastalığa işaret etmediği gibi hükümet tabibinden onaylı da olmadığından, eski hale getirme isteğinin ve dolayısıyla kanuni süresi geçirilmiş olan temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı kadının temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların Türk Medeni Kanunun 166/son maddesi uyarınca boşanmalarına karar verildiği halde, kararda 166/1. maddenin yazılmış olması maddi hataya dayalı olup mahallinde düzeltilmesinin mümkün olduğunun anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Toplanan delillerden; davacı kocanın davalı eşini aşağıladığı, hakaret ettiği ve davalıya şiddet uyguladığı anlaşılmıştır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacının temyiz dilekçesinin yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin yukarıda 2/a bendinde yazılı nedenle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcın yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.04.2011 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy