MAHKEMESİ :Isparta Aile Mahkemesi
TARİHİ :21.12.2010
NUMARASI :Esas no:2008/715 Karar no:2010/940
Taraflar arasındaki davaların birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm nafaka davası, yoksulluk nafakası, aile konutu şerhi konulmasına ilişkin dava ve kocanın red edilen tazminat istekleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kocanın aile konutu şerhi konulmasına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden mahkemeninde kabulünde olduğu gibi boşanmaya neden olan olaylarda eşinin kardeşinin karısı ile ilişkisi olduğu yönünde dedikodu çıkartan davacı-davalı kadının tamamen kusurlu olduğu, davalı-davacı kocadan kaynaklanan herhangi bir kusurlu davranışın kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-davalı kadın ayrı yaşamakta haklılığını kanıtlayamadığına göre açmış olduğu bağımsız nafaka davasının reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu olduğu anlaşılan davacı-davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
4- a) Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davalı -davacı koca yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
b- Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kocanın ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı-davacı koca yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4/a,b bentlerinde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.02.2012 (Per.)
Full & Egal Universal Law Academy