MAHKEMESİ :Adıyaman 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :21.01.2011
NUMARASI :Esas no: 2008/443 Karar no:2011/6
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Toplanan delillerden; mahkemenin de sabit kabul ettiği gibi; davalı kadının kocanın ilk eşinden olma ergin olmayan çocuğuna kötü davrandığı, kocasına basit nitelikte fiziksel şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği; buna karşılık davacı kocanın da, davalı eşine karşı fiziksel şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Davacı kocanın açıklanan kusurlu davranışları dışında ayrıca sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar içine girdiği kanıtlanmış olmasına rağmen; mahkemenin karar gerekçesinde bu olaya davacının kusuru olarak yer verilmediği görülmektedir. Bu durumda tarafların belirtilen kusurlu davranışları sonucu evlilik birliği temelinden sarsılmıştır. Bu sonucun gerçekleşmesinde her iki taraf kusurlu olmakla birlikte davacı koca daha ağır kusurludur. Davacıyı daha ağır kusurlu kabul eden mahkeme gerekçesi, davacı kocanın açıklanan sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışı da göz önüne alındığında doğru olmuştur. Açıklanan kusurlu davranışlar karşısında evliliğin devamında yarar kalmamış, az kusurlu olan davalı kadının boşanmaya karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmuştur. Türk Medeni Kanununun 166/2.maddesindeki boşanma koşulları oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle, boşanma hükmü sonuç olarak doğru olmakla birlikte, mahkemenin boşanma hükmüne ilişkin gerekçesi yeterli değildir. Mahkemece verilen boşanma hükmünün açıklanan şekilde gerekçesinin değiştirilerek (HUMK.md.438/son) onanmasına karar verilmiş ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve 44. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, boşanma hükmüne ilişkin bölümünün gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle; bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin de yukarıda 1.bentte açıklanan sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.02.2012 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy