MAHKEMESİ :Gölbaşı-Ankara Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :04.10.2010
NUMARASI :Esas no:2008/751 Karar no:2010/543
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kocanın davası, kusur, tazminatlar, nafakalar ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, eşine hakaret eden ve aşırı kıskanç olan davalı-karşı davacı kadının kusuru yanında, eşine şiddet uygulayan, birlik görevlerini yerine getirmeyen ve güven sarsıcı davranışlarda bulunan davacı-karşı davalı kocanın daha ziyade kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece tarafların eşit kusurlu kabulü doğru değil ise de, kocanın davası yönünden Türk Medeni Kanunun 166/2. maddesi koşulları gerçekleştiğinden asıl dava yönünden verilen boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olup, davalı-karşı davacının bu yöne ilişkin temiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan tarafların diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK.md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-karşı davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
4-Hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık; şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir (HUMK.md.388,389). Asıl dava yönünden davacı-karşı davalı (koca) tarafından yapıldığı belirlenen giderlerin karşı davanın davalısından (koca) tahsiline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan yönlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanma hükmünün gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.03.2012 (Prş.)