MAHKEMESİ :İzmir 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :27.12.2010
NUMARASI :Esas no: 2009/878 Karar no:2010/1198
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, kadın tarafından kocanın kabul edilen davası, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafaka miktarları ve vekalet ücreti yönünden; koca tarafından ise, kusur belirlemesi, velayet ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.05.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı İ. M. ile vekili Av. D. F. ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı A. M. vekili Av. D. K.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı kadının, tanıklarından H.’nin dinlenilmesinden açık bir vazgeçmesi olmadığı halde, bu tanık dinlenilmeden karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı kadın tanığı H.’nin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240 ve devamı maddeleri gereğince dinlenip, tüm deliller birlikte değerlendirilerek asıl dava yönünden davanın kabulünün gerekip gerekmediği, birleşen davada ise boşanma hükmünün temyiz edilmemiş olması dikkate alınarak tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylardaki kusur durumlarının belirlenmesi ve sonucuna göre boşanmanın fer’ilerinin değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Tarafların yüzüne karşı tefhim edilen kısa kararda “istek olmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm bölümünde davacı-karşı davalı koca yararına vekalet ücreti takdir edilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK. m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/ kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1 ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraf vekilleri duruşmaya geldiklerinden duruşma için taktir olunan 900 TL. vekalet ücretinin A.'den alınıp İ.'a verilmesine ve 900 TL.vekalet ücretinin de İ.dan alınıp A.'e verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.22.05.2012 (Salı.
Full & Egal Universal Law Academy