MAHKEMESİ :Çarşamba 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :11.11.2010
NUMARASI :Esas no:2010/72 Karar no:2010/475
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kusur, yoksulluk nafakası, iştirak nafakasının miktarı ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının iştirak nafakasının miktarı ve tazminatlara yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden sadakatsiz davranışlar sergileyen, davacı kadın ile eşine fiziksel şiddet uygulayıp, eşine ve baldızına hakaret eden, eşinin ve çocuğunun hastalığı ile ilgilenmeyen, birlik görevlerini yerine getirmeyen, davalı kocanın boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Durum böyleyken davacı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu kusur tespitine bağlı olarak yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple kusur tespiti ve yoksulluk nafakası yönlerinden BOZULMASINA, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.27.02.2012 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Davacı kadının sadakatsiz davranışlar sergilemesi davalı kocasına;
-Eşine fiziksel şiddet uygulama
-Eşine hakaret etme
-Eşinin hastalığı ile ilgilenmeme
-Baldızına hakaret etme
-Çocuğun hastalığı ile ilgilenmeme
-Birlik görevlerini yerine getirmeme hak ve yetkisi vermez.
Eşine karşı her biri ayrı boşanma sebebi oluşturacak şekilde "çok sayıda" boşanma sebebi eylemi gerçekleştiren davalı koca ağır kusurludur.
Eşi sadakatsiz davranan eşin yapacağı sadece ve sadece boşanma davası açmaktır. Bu kadar eylemi gerçekleştiren kocanın az kusurlu kabul edilmesi, kendisine eşinden maddi ve manevi tazminat alma sonucunu doğuracağından bu eylemlerin ceza hukukunda "var olan" karşılığına rağmen hukuk davasında "yaptırımsız" kalması anlamına geleceğinden bu düşünceye de katılabilme olanağım bulunmamaktadır.
Farklı düşünüyorum.
KARŞI OY YAZISI
Davacı kadının yabancı erkeklerle mesajlaştığı, kocasının müşterek konutta bulunmadığı zamanlarda yabancı erkekleri müşterek konuta almak suretiyle sadakatsizlikte bulunduğu sabit olmuştur. Davalı kocanın da hakareti, birlik görevlerini yerine getirmemesi ile tanık beyanlarına göre eşine bir tokattan ibaret fiziksel şiddeti gerçekleşmiştir. Her ne kadar kocaya yüklenen kusurlar sayısal olarak daha fazla ise de, kadına yüklenen sadakatsizlik eylemi niteliksel olarak daha ağırdır. Bu sebeplerle yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesindeyim.
Yukarıda açıkladığım sebeplerden dolayı değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.