MAHKEMESİ :Merzifon Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :17.02.2011
NUMARASI :Esas no:2009/38 Karar no:2011/76
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya içerisinde yer alan ve davalı kadın hakkında Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesince 18.08.2009 ve 4.2.2010 tarihlerinde düzenlenen raporlarda, davalı kadının halen iyileşme halinde ve remisyon evresinde bulunur şekilde Pronoid Şizofreni hastası olduğu, bu hastalığın ilaç ile tedavisinin kısmen mümkün olabileceği ve bu şekilde normal yaşantının kısmen devam ettirebileceği, düzenli tedavi görülmemesi halinde ise hastanın saldırganlaşabileceği ve hastalık dönemlerinde davranışların iradi olamayabileceği belirtilmiştir. Bahsi geçen raporlar doğrultusunca mahkemece davalı kadının akıl hastası olup olmadığı bu nedenle kısıtlanmasının gerekip gerekmeyeceğinin takdiri için Merzifon Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulmuş, Merzifon Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/8 esas 2010/221 karar sayılı dosyasında davalı kadının Merzifon K.M.P Devlet Hastanesine sevki sağlanarak rapor temini yoluna gidilmiştir. Merzifon K.M.P Devlet Hastanesinin 22.02.2010 tarih 407 sayılı raporunda davalı kadına vasi tayininin gerekmediği, hastanın tedaviye devam etmesi ve en az üç ay arayla kontrole gelmesinin belirtilmesi nedeniyle davalı kadın hakkında açılan dava reddedilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere davalı kadın hakkında her iki hastane tarafından verilen raporlar hastalığın tam anlamıyla tedavisinin mümkün olup olmadığı, davranışlara etkilerinin ne düzeyde kaldığı, evlilik birliğini çekilmez hale getirip getirmeyeceği gibi konularda birbirleriyle çelişkili olup hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde, mahkemece yapılacak iş, davalı kadının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna dava dosyası ile birlikte sevk edilerek, davalı kadının vesayetini gerektirir rahatsızlığının olup olmadığı ve varsa hastalığının tedaviyle iyileşmesine olanak bulunup bulunmadığının tespiti ile bu hususlarda alınacak rapor doğrultusunda hüküm kurmaktan ibarettir. Belirtilen yönlerde inceleme yapılmaksızın eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı kadının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 19.03.2012 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece, davalının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğiyle ilgili olarak yetkili vesayet makamına ihbarda bulunulmuş, vesayet makamınca Merzifon Devlet Hastanesinden alınan resmi sağlık kurulu raporuna dayanılarak davalının vesayet altına alınmasına gerek bulunmadığına karar verilmiştir. Bu karar karşısında davalı hakkında adli tıptan yeniden rapor alınmasına lüzüm bulunmamaktadır. Mevcut hale göre işin esası incelenmelidir. Sayın çoğunluğun vesayet yönünden eksik incelemeye dayanan bozma kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy