MAHKEMESİ :Gaziantep l. Aile Mahkemesi
TARİHİ :31.12.2010
NUMARASI :Esas no:2009/636 Karar no:2010/1507
Taraflar arasındaki boşanma ve karşı boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından; kusur tespiti, tazminatlar, nafakalar, velayet, vekalet ücreti ve yargılama gideri, davalı-davacı kadın tarafından ise nafaka ve tazminat miktarları ile kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle toplanan delillerden boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı kocanın daha ziyade kusurlu olduğunun; karar başlığında davalı-davacı kadının karşı boşanma davasının gösterilmemesinin maddi hatadan kaynaklanmakta olup mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunduğunun ve mahkemece her iki boşanma davasın da kabul edildiğinin anlaşılmasına göre; tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davalı-davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocuk için takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4-Velayeti anneye verilen müşterek çocuk ile davacı-davalı arasında her hafta sonu kurulan kişisel ilişki velayet kendisine verilen anneyi eve bağımlı hale getireceği gibi velayet görevinide engelleyecek nitelikte olduğundan ve anne ve babanın ayrı şehirlerde yaşadığıda gözetilip daha uygun süreli kişisel ilişki kurulması için kişisel ilişki yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
5-Davacı-davalı kocanın boşanma davasıda kabul edildiği halde kendisini vekille temsil ettiren koca yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücreti takdir edilmemesi ve yaptığı yargılama giderleri ile ilgili olarak olumlu yada olumsuz hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle kadın yararına 5. bentte gösterilen sebeple koca yararına BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.13.03.2012 (Salı.)