MAHKEMESİ :İzmir 13. Aile Mahkemesi
TARİHİ :23.12.2010
NUMARASI :Esas no:2010/391 Karar no:2010/1237
Taraflar arasındaki boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; "eşit kusurlu" kabul edilmesine ilişkin gerekçesi, maddi ve manevi tazminat yönünden, davacı-davalı (koca) tarafından da reddedilen tazminatlarla ilgili vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Koca, boşanma davasını 30.04.2010 tarihinde açmış, davalı kadın tarafından 09.11.2010 tarihinde bağımsız olarak açılan boşanma davası kocanın boşanma davasıyla birleştirilmiştir. 30.04.2010 tarihinde boşanma davası açıldığı halde, davaya rağmen tarafların aynı evde birlikte yaşamaya devam ettikleri, 03.06.2010 tarihine kadar beraberliklerinin sürdüğü, kocanın bu tarihten sonra ortak konuttan ayrıldığı anlaşılmaktadır. Davaya rağmen tarafların aynı evde birlikte yaşamaya devam etmeleri, evlilik birliğinin temelinden sarsılmadığını, ortak hayatın sürdürülebilir olduğunu gösterir. Bu sebeple koca bakımından çekilmezlik unsuru gerçekleşmemiştir. Öyleyse, kocanın boşanma davasının reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; bu yön davalı-davacı (kadın) tarafından temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yanılgıya değinilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
b-Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece “taraflar eşit kusurlu” kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş, buna bağlı olarak davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat talebi reddedilmiştir. Davalı-davacı kadın, kocanın boşanma davasının kabulü nedeniyle verilen boşanma hükmünü temyiz etmemekle beraber, boşanmada “eşit kusurlu” kabul edilmesine ilişkin gerekçeyi temyiz ederek hükme karşı çıktığına göre, boşanma bakımından kabul edilen kusur, tazminatlar bakımından davalı-davacının aleyhine kesinleşmiş sayılamaz.
Türk Medeni Kanununun 174. maddesi gereğince; boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hak kazanabilmek için; tazminat isteyen tarafın, kusursuz ya da diğerine göre az kusurlu olması, maddi tazminat için mevcut veya beklenen bir yararın boşanma yüzünden zedelenmiş olması, manevi tazminat için de, boşanmaya sebep olan olayların tazminat isteyenin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekir. Davalı birleştirilen boşanma davasını 09.11.2010 tarihinde ikame etmiştir. Tarafların 03.06.2010 tarihine kadar aynı evde birlikte yaşadıkları doğru ise de; davacı-davalı kocanın bu tarihte ortak konuttan ayrıldığı, evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediği ve eşini aşağılayıcı tarzda söz ve davranışlarda bulunduğu yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, boşanmada davacı-davalı kocanın kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken, bu yön nazara alınmadan davalı-davacı kadının da kusurlu kabul edilmesi ve buna bağlı olarak tazminat isteklerinin reddi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. maddenin (b) bendinde gösterilen sebeple kadın yararına BOZULMASINA, davacı-davalı kocanın vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının ise yukarıda 2. maddenin (a) bendinde gösterilen sebeple REDDİNE, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden Ertuğrul'a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 79.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Yasemin'e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.05.03.2012 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy