MAHKEMESİ :Adana 6. Aile Mahkemesi
TARİHİ :15.12.2010
NUMARASI :Esas no:2010/106 Karar no:2010/1187
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından kusur, tazminatlar ve nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kocanın aşağıda bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden davacı-davalı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği; buna karşılık davalı-davacı kadının ise eşini sevmediğini, istemediğini, onu kocası gibi görmediğini söylediği, hakaret ettiği, güven sarsıcı davranışlarda bulunup, kocasının hastalığıyla ilgilenmeyip, ortak konutu terk ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte davalı-davacı kadının daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken, mahkemece tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-davacı kadının talebinin reddi yerine yararına yoksulluk nafakası takdir edilmesi doğru görülmemiştir.
3-Daha ağır kusurlu eş yararına maddi tazminata karar verilemez (TMK.m.174/1). Yukarıda açıklandığı gibi davalı-davacı kadın daha ağır kusurlu olduğu ve talebinin reddi gerektiği halde; yazılı şekilde davalı-davacı kadın yararına maddi tazminata hükmedilmesi de isabetsiz olup; bozmayı gerektirmiştir.
4-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-karşılık davalı kocanın ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davacı-karşılık davalı koca yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde açıklanan sebeplerle kusur tespiti ve buna bağlı yoksulluk nafakası, kadın yararına takdir edilen maddi tazminat ile kocanın reddedilen manevi tazminat talebiyle ilgili bölümlerinin BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.03.2012 (Pzt.)
Full & Egal Universal Law Academy