MAHKEMESİ :Kadıköy 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ :18.01.2012
NUMARASI :Esas no:2011/660 Karar no:2012/42
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve yarglama giderleri yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, kocanın boşanma davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Toplanan delillerden, “tanık beyanlarında geçen ve mahkemece de boşanma sebebi olarak kabul edilen olaylardan sonra davalı-davacı kadının 21.07.2008 tarihide Kadıköy 24. noterliği vasıtasıyla kocanın eve dönmesi için ihtarname gönderdiği; buna karşılık davacı-davalı kocanın da boşanma davasından sonra barışmak için eşinin yanına giderek evlilik birliğini devam ettirmek istediğini bildirdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda her iki taraf da birbirlerinin önceki kusurlu davranışlarını affetmiş veya en azından hoşgörü ile karşılamış duruma düşmüşlerdir. Affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olaylara dayalı olarak boşanma kararı verilemez. Durum böyleyken, mahkemece her iki tarafın boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken; her iki davanın da kabulü ile boşanma kararı verilmesi yanlış olmuştur. Ne var ki, davalı-davacı kadının birleşen boşanma davasında verilen boşanma hükmü davacı-davalı koca tarafından temyiz edilmeyip kesinleştiğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir. Gerçekleşen bu duruma bağlı olarak da tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Yukarıda 1. bentte açıklandığı gibi, taraflar birbirlerinin kusurlu davranışlarını affetmiş duruma düştüklerinden, taraflara yüklenebilecek bir kusurlu davranış kalmamıştır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi gereğince boşanma kararı verilebilmesi için, davalının az da olsa kusurlu olması gerekir. Davalı-davacı kadına bir kusur yüklenemeyeceğine göre, davacı-davalı kocanın boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken; mahkemece yazılı şekilde kocanın davasının kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanmanın eki olan maddi ve manevi tazminata (TMK.md.174/1-2) karar verilebilmesi için; tazminat yükümlüsü olan eşin boşanmaya neden olan olaylarda tamamen veya daha fazla kusurlu olması gerekir. Açıklandığı gibi, davalı-davacı kadın tarafından, kocaya gönderilen ihtar sonucu, davacı-davalı kocaya kusur yükleme imkanı kalmamıştır. Durum böyleyken, açıklanan hususlar gözetilmeden; davalı-davacı kadının tazminat taleplerinin reddi yerine, yazılı şekilde maddi ve manevi tazminat takdiri de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davalı-davacı kadın yararına, 3. bentte gösterilen sebeple de davacı-davalı koca yararına BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.06.2012 (Pzt.)