MAHKEMESİ :Adana 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :9.4.2012
NUMARASI :Esas no:2012/13 Karar no:2012/438
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Kamu adına mutlak butlan sebebine dayalı olarak evliliğin iptali istemiyle açılan davada Cumhuriyet Savcısının (TMK. md. 146/1) usulüne uygun şekilde duruşmalara katılımı sağlanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Davalı Arif Aslan Adana l. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/59 esasında nüfus kaydının düzeltilmesi için dava açıldığını belirtmiştir. Açılan nüfus kaydının düzeltilmesi davası bu davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olup mahkemece bu dava sonucu beklenip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre ise, evliliğin iptali davasında nüfus müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğinin nazara alınmaması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 17.04.2013 (Çar.)
KARŞI OY YAZISI
Dava, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali (TMK. mad. 145/4) istemiyle aynı Kanunun 146/1. maddesindeki yetkiye dayanarak Cumhuriyet savcısı tarafından açılmıştır.
Mahkemece duruşma günü davayı açan Cumhuriyet savcılığına usulüne uygun tebliğ edilmemiş ve davayı açan Cumhuriyet savcısı duruşmalara katılmamıştır. Hal böyleyken mahkemece tarafların yokluğunda yargılamaya devam edilerek 09.04.2012 tarihli oturumda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin, davanın davacısı sıfatında bulunan Cumhuriyet savcısının duruşmalara katılımını sağlamak gibi bir görevi bulunmamaktadır. Mahkemenin görevi duruşma gününü davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ etmektir.
Cumhuriyet savcısı, açmış olduğu hukuk davasının duruşmasında hazır bulunmak zorundadır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 70. maddesinde de “Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça öngörülen hallerde, hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır” hükmüne yer verilmiştir. Cumhuriyet savcısı, açmış olduğu bir hukuk davasının duruşmasına gelmezse, davalı/davalılar, dosyanın işlemden kaldırılmasını (HUMK.mad.409/1, HMK.mad. 151/1) veya tahkikata Cumhuriyet savcısının yokluğunda devam edilmesini isteyebilir.
Cumhuriyet savcısının açtığı hukuk davasının duruşmalarına gelmemesinin müeyyidesi, davanın Cumhuriyet savcısının yokluğunda görülmesi veya davalının isteği üzerine, dosyanın işlemden kaldırılmasıdır. Yoksa, mahkemenin, duruşmaya gelmeyen Cumhuriyet savcısını duruşmaya getirmek için zor kullanma yetkisi söz konusu değildir. (Prof. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul .2001 sh. 856)
Yukarıda gösterilen sebeplerle, sayın çoğunluğun 2. bentteki bozma sebebine katılmakla birlikte, 1. bentteki Cumhuriyet savcısının duruşmalara katılımının sağlanmasına ilişkin bozma gerekçesine katılmıyorum.