MAHKEMESİ :Söke 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :05.04.2012
NUMARASI :Esas no: 2011/269 Karar no:2012/158
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; kamu adına Cumhuriyet savcısı tarafından davaname ile açılan yakın hısımlık sebebine dayalı evlenmenin mutlak butlanına (TMK.md.145/4) karar verilmesine ilişkindir. Kamu adına mutlak butlan sebebine dayalı olarak dava açan Cumhuriyet savcısının bu davanın duruşmalarına katılması zorunludur (HMK.md.70). Mahkemece bu yön nazara alınmadan, Cumhuriyet savcısının yokluğunda yargılamaya devamla hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir (HUMK.md.439/2).
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.08.05.2013 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Dava, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali (TMK. Mad. 145/4) istemiyle aynı Kanunun 146/1. maddesindeki yetkiye dayanarak Cumhuriyet savcısı tarafından açılmıştır.
Mahkemece duruşma günü davayı açan Cumhuriyet savcılığına usulüne uygun tebliğ edilmemiş, Cumhuriyet savcısı da duruşmalara katılmamıştır. Hal böyleyken mahkemece tarafların yokluğunda yargılamaya devam edilerek 09.05.2012 tarihli oturumda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin, davanın davacısı sıfatında bulunan Cumhuriyet savcısının duruşmalara katılımını sağlamak gibi bir görevi bulunmamaktadır. Mahkemenin görevi duruşma gününü davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ etmektir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 70. maddesinde de “Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça öngörülen hallerde, hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır” hükmüne yer verilmiştir. Cumhuriyet savcısı, açmış olduğu bir hukuk davasının duruşmasına gelmezse, davalı/davalılar, dosyanın işlemden kaldırılmasını (HMUK.mad.409/1, HMK.mad. 150/1) veya tahkikata Cumhuriyet savcısının yokluğunda devam edilmesini isteyebilir.
Cumhuriyet savcısı tarafından davaname ile açılan evliliğin iptali davaları nüfus davası olarak nitelendirilemeyeceğinden, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 30/d bendi kapsamında da değildir.
Cumhuriyet savcısının açtığı hukuk davasının duruşmalarına gelmemesinin müeyyidesi, davalı/davalılar tarafından takip edilmesi halinde Cumhuriyet savcısının yokluğunda görülmesi veya taraflarca takip edilmemesi halinde ise dosyanın işlemden kaldırılmasıdır. Mahkemenin, duruşmaya gelmeyen Cumhuriyet savcısını duruşmaya getirmek için zor kullanma yetkisi söz konusu değildir. (Prof. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul .2001 sh. 856)
Yukarıda gösterilen sebeple duruşma gününün davacı Cumhuriyet savcılığına tebliğ edilmeden, yargılamaya devam edilerek karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun bozma sebebine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy