MAHKEMESİ :Şemdinli Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :05.08.2010
NUMARASI :Esas no:2010/12 Karar no:2010/134
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı, nüfusta İ.. ve E...'nin çocuğu olarak kayıtlı olduğunu, gerçekte ise İ.. ve E..'nin çocuğu olmadığını, gerçek babasının A.., annesinin ise F.. olduğunu ileri sürerek, İ..ve E.. üzerindeki nüfus kaydının silinmesini ve aralarında evlilik ilişkisi olmayan A..ve F..'nin çocuğu olarak nüfusa tescilini istemiştir. Davacının 07.07.1973 doğumlu olduğu, nüfusa evlilik içi doğum olarak 16.03.1978 tarihinde İ.. ve E..çocuğu olarak tescil edildiği, A..in bekar olarak 1966 yılında öldüğü, F..'nin ise 01.9.1973 doğumlu H...adlı çocuğunun olduğu ve 16.08.1989 tarihinde A..adlı bir kişi ile evlendiği, dosyaya alınan nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının doğum tarihinde, baba olduğu iddia edilen A.. ile F..arasında evlilik bağı bulunmamaktadır. Bu hukuki duruma göre, davacının İ.. ve E.. üzerindeki kaydının silinmesi isteği nüfus kaydının iptali, annesinin E..olmayıp, F.. olduğunun tespiti nüfusta yanlış kaydedilen anne adının düzeltilmesi ve A..'in hanesine tesciline ilişkin istek ise babalığa ilişkindir. Babalık davası yönünden görevli mahkeme Aile Mahkemesidir (4787 s.K.md.4/1). O halde, mahkemece öncelikle davacının babalık ile ilgili talebinin bu davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesi ve Aile Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de; nüfus kayıtlarına göre davacı Ş..'nün 07.07.1973 tarihinde doğduğu ancak baba olduğu ileri sürülen A..'in davacının doğumundan yedi yıl önce 1966 yılında öldüğü, ayrıca gerçek anne olduğunun tespitine karar verilen F..'nin davacının doğumundan iki ay sonra 01.09.1973 tarihinde doğan H..adlı başka bir çocuğunun olduğu dikkate alındığında da bir kişinin ölümünden yedi yıl sonra çocuğunun olması ile bir kadının iki ay ara ile çocuk doğurmasının tıbben de mümkün olmadığı hususları göz önünde bulundurulmadan, hüküm tesis edilmiş olması da isabetsizdir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA,bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.10.2012 (Pzt.)