MAHKEMESİ :İzmir 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :15.02.2012
NUMARASI :Esas no:2010/750 Karar no:2012/127
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, evliliğin mutlak butlan sebebiyle iptali isteğine ilişkin olup, Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen 15.4.2010 tarihli davaname ile açılmıştır. (TMK. m. 146) Davada davalılar A... ve A... A...'nın 26.08.1996 tarihinde akdedilen evliliklerinin, tarafların evlenmeye engel teşkil eder nitelikte yakın hısım olmaları sebebiyle iptali istenilmektedir (TMK md. 145/4). Davanın "tarafı" olan Cumhuriyet Savcısının 2.12.2010 tarihli celseden sonraki celselere katılımı sağlanılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Kanunda gösterilen istisnalar dışında Cumhuriyet Savcısının açtığı hukuk davasında taraf olarak yer alması zorunludur (HMK md. 70/1). 31.3.2011 tarihli 6217 sayılı "Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. ve Türk Medeni Kanununun 138. maddesinde değişiklik yapmış; bu hükümlerde yer alan "Cumhuriyet savcısı" ibaresini kanun metninden çıkarmış, dolayısıyla yürürlükten kaldırmıştır. Düzenleme, sadece bu maddelere dayanan hukuk davaları için geçerlidir. Cumhuriyet savcısı tarafından açılan diğer hukuk davalarında 6217 sayılı Kanunla yapılan değişikliği uygulama olanağı yoktur. Bu bakımdan Cumhuriyet Savcısının davanın "tarafı" olarak duruşmalara katılımı sağlanılmadan, yargılamaya devam edilip hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.13.05.2013(Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Dava, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali (TMK. Mad. 145/4) istemiyle aynı Kanunun 146/1. maddesindeki yetkiye dayanarak Cumhuriyet savcısı tarafından açılmıştır.
Mahkemece duruşma günü davayı açan Cumhuriyet savcılığına usulüne uygun tebliğ edilmemiş, anca davayı açan Cumhuriyet savcısı en son 02.12.2012 tarihli duruşmaya katılmış, daha sonraki duruşmalara, duruşma günlerinden haberdar olduğu halde taraflar katılmamıştır. Hal böyleyken mahkemece tarafların yokluğunda yargılamaya devam edilerek 31.01.2012 tarihli oturumda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin, davanın davacısı sıfatında bulunan Cumhuriyet savcısının duruşmalara “katılımını sağlamak” gibi bir görevi bulunmamaktadır. Mahkemenin görevi duruşma gününü davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ etmektir.
Cumhuriyet savcısı, açmış olduğu hukuk davasının duruşmasında hazır bulunmak zorundadır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 70. maddesinde de “Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça öngörülen hallerde, hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır” hükmüne yer verilmiştir. Cumhuriyet savcısı, açmış olduğu bir hukuk davasının duruşmasına gelmezse, davalı/davalılar, dosyanın işlemden kaldırılmasını (HMK.mad. 151/1) veya tahkikata Cumhuriyet savcısının yokluğunda devam edilmesini isteyebilir.
Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6217 sayılı Kanun 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi ve Türk Medeni Kanununun 138. maddesinde değişiklik yapmış; bu hükümlerde yer alan “Cumhuriyet savıcısı” ibaresini kanun metninden çıkarmıştır. Bu yasayla yapılan değişikliğin Cumhuriyet savcısının açtığı evliliğin iptali davasında uygulama imkanı yoktur.
Cumhuriyet savcısının açtığı hukuk davasının duruşmalarına gelmemesinin müeyyidesi, davanın Cumhuriyet savcısının yokluğunda görülmesi veya davalının isteği üzerine, dosyanın işlemden kaldırılmasıdır. Yoksa, mahkemenin, duruşmaya gelmeyen Cumhuriyet savcısını duruşmaya getirmek için zor kullanma yetkisi söz konusu değildir. (Prof. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul .2001 sh. 856)
Mahkemece taraflar duruşmaya katılmadığından davanın işlemden kaldırılması ve yasal süresi içerisinde yenilenmemesi halindede açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken tarafların yokluğunda yargılamaya devam edilerek esastan karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hükmün bu sebeple bozulması gerekir.
Yukarıda gösterilen sebeple, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy